Hikayeci Müşrikleri Tanıyalım
Bismillah, elhamdulillah, vesselatu vesselamu ala Rasulillah. Allah'ın kendisi hakkında kullarına apaçık burhanı ortaya koyduğu sahih itikad etrafında şüpheler oluşturan bir insan tipidir hikyeci müşrikler. Hemen her konuda anlatıcak bir hikayeleri, anıları vardır muhakkak. Bizim ağzımızdan veya başka ağızlardan ne zaman bazen külli açıdan, bazense kısmi açıdan hakikati duysalar, hemen insanları bundan çevirebilmek adına bazı hikayeler ortaya koyarlar. "Ben sizin gibi mahkemeyi, savunmayı küfür gören birini tanıyordum, 20 yıl ile yargılanınca hemen savunma yaptı." diye başlayıp ardı arkası kesilmeyen, doğru veya yalan olduğunu bile tam olarak bilemediğimiz, velev doğru olsa hak nezdinde hiçbir şey ifade etmeyen hikayeler ortaya koyarlar. Böylece gerek savunma, gerek sözleşme, gerek evrak-ı subutiyye hususunda şüpheler getirerek insanları sahih akideden uzaklaştırmaya çalışır. Tabi aklındaki kusurdan dolayı, birilerinin bu görüşe sahip olup, daha sonra bunun hilafına hareket ederek buna muhalefet etmesinin, akideye değil kendisine zarar verdiğini anlayabilecek düzeyde değildir. Bu düzeye gelebilmesi, dinini hikayeler üzerinde değil de hüccet üzerine bina etmesi sonucunda olacaktır. Bu durum sanki Kur'an'daki şu ayete benziyor: "Ona ayetlerimiz okunduğu zaman: 'Bunlar evvelkilerin masalları.' der." (Kalem, 15). Yani biz bunları daha evvelden duyduk gördük, bize hiç şu küfür demeyin, bu küfür demeyin, sonunuzun nasıl olduğunu bazı örneklerden biliyoruz, demek isterler.
Şurası muhakkak ki, böyle hikayelerin doğruluk payı olduğu yadsınamaz bir gerçektir. Çünkü herkes hakkın yükünü sırtlayacak bir omuza sahip olamayabilir. Ve her ne kadar yaşamımız boyunca bu yolda zikredilen imtihanlara karşı çok güzel örneklikler ortaya koyan insanlar tanısak da, bir yandan da dayanamayıp yolu yarıda bırakanlar da oldu. Fakat bunu hakkın karşısına bir hüccetmişcesine getirmek, en basit tabirle getirenin aklındaki noksanlığa delalet eder. Nitekim buyuruldu: "İblis: 'Rabb'im! Beni azdırmandan dolayı, ben de yeryüzündeki her şeyi cazip göstererek, kesinlikle onların hepsini azdıracağım." (Hicr, 39). Görüldüğü üzere İblis, Allah'a hitaben "Rabbim!" dedi ve O'nun rabliğini ikrar etti. Şimdi kim kalkıp "Şeytan'ın sözü yalanlanmalıdır, eğer o Allah'a rab demişse, bu da yalandır. Çünkü o Şeytan'dır, asla doğru söylemez" diyebilir? Eğer birilerinin bu davranışlarına şahit olmuşsa, bunu münferit olaylar olarak kabul etmesi ve bunu davet esnasında içinde tutması daha hayırlı değil miydi? Ancak hayır, o hakkı başından savuşturabilmek adına saçmalar da saçmalar. Sonra matah bir iş yapmışcasına takdir edilmeyi ve haklı görülmeyi bekler. Acaba Allah ona "Neden kafir oldun?" diye sorduğunda, bu hikayeleri anlatarak mı cevap verecektir? Namaz kıl, zekat ver, oruç tut, kurban kes ve diğer ibadetleri yerine getir, sonra da ibadetin yorgunluğu ile ebedi ateşe gir. Neden? Çünkü birileri hem küfür demişler, hem de onu yapmışlar ve sen de böylece bu davetten yüz çevirmişsin...
"O kâfirlerle (onları İslam’a çağıran davetçinin) misali, bağırış çağırış işiten fakat hiçbir şey anlamayan hayvana seslenen (çobanın/davetçinin) misali gibidir. Sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Onlar (bu özelliklerinden dolayı) akletmezler." (Bakara, 171)
