Işık Cemaatine Reddiye
Yukarıda ekran resmi paylaşılan ve hadisler hakkında açıklama yapılan şey, "Işıkçılar" olarak kendilerini tanıtan ve sufi gelenekten gelen bir toplumun internet sitelerinde Rasulullah'ın hadislerine yaptıkları dehşete düşüren bir şerh çalışmasıdır. Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) hadislerde emire itaati emretmiş ve köle bile olsa emire itaatten el çekmemek gerektiğini söylemiştir. Bu kimseler ise "köle ancak kafir olur, müslümandan köle olmaz" anlayışı ile kafir yöneticiye de itaat olacağının çıkarmını yapmışlardır. Evvela burada kasıtlı ya da kasıtsız olarak ciddi bir bilgi eksikliği olduğu kesindir. Zira herhangi bir insan köleleştirilirken onun müslüman olmayacağı bilinse de, önceleri kafir olan kölenin sonradan müslüman olması veya halihazırda köle olan birinin çocuğunun da köle olarak doğup müslüman olması gibi durumlar dikkate alındığında müslüman bir kölenin de varlığından İslam hukukunda pek tabii bahsedilebilir. Ayrıca sahih yollarla bize ulaşan "cariye hadisi"nde de Peygamber'in cariyeye "Mü'min" deyip sahibinden onu azat etmesini istemesi, cariyenin müslüman olarak cariyeliğine devam ettiğini gösterir. Öyleyse "köle ile kastedilen yalnızca kafir olduğuna göre, Rasulullah'ın köleye itaat edilmesini emretmesi aslında kafir köleye itaati emretmesidir" gibi bir anlayışın da zorlama bir anlayış olduğu vuzuha kavuşur. Zaten burada Peygamber'in köle örneğini vermesi, emire itaat etmenin her koşulda olduğunu, velev köle gibi toplumun en aşağı tabakasından biri bile olsun bu itaatin vacip olduğunu vurgulamak içindir. Ayrıca Rasulullah'ın şu hadisi de kafiri yönetici edinmenin caiz olmadığının en açık göstergesidir: “Rasûlullah bizi çağırdı, biz de kendisine biat ettik. Bizden söz aldığı şeyler arasında, sevinçte ve tasada, darlıkta ve bollukta kendisini dinleyip itaat etmemiz, kendisini şahsımıza tercih etmemiz ve işin ehline karşı çıkmamamız vardı. ‘Ancak açık bir küfür görmeniz ve buna dair elinizde Allah’tan bir delil bulunması müstesna’ dedi.” (Muttefekun Aleyh, Sahih).
Demek kafire itaat yok ki, Rasulullah "Ancak açık bir küfür görmeniz" müstesna diyerek itaat konusunda kafir yöneticiyi istisna tuttu. Ayrıca bu kimselerin Maturudi-Eşari çizgide olduklarını ve Selefî akideye hasım olduklarını tahkik etmemize binaen Eşari olan İbn Hacer'den de şu nakli vermek istiyoruz: Fethu’l Bari’de özetle diyor ki: ‘Devlet başkanı kafir olursa, icma ile azli gerekir ve her Müslümanın bunun için gayret sarf etmesi vacip olur.’. Bizler İbn Hacer v eya başkaca Eş'ari bilginleri kabul etmesek de, aktarmış olduğu icmaya binaen muarızların yolca ne kadar yalnız oldukları açıktır.
Öyle görünüyor ki Türkiye'de bir kesim kafirleri emir edinme noktasında kendilerine bir delil bulabilmek için olmadık yolları denemekte kararlılar, ancak kararlılık her zaman kişiyi neticeye ulaştırmaz. Ne de olsa "Akıbet muttakilerindir" (Hud, 49).
Velhamdulillahi Rabbil Alemin...

